“Az kelime ile çok şey anlatın.”

Doğru yerde doğru zamanda yazılmış mikro içerikler, değerli bilgiler sağlayabilir ve kullanıcıları istenen bir eyleme teşvik edebilir.

Mikro İçerik Nedir?

Mikro içerik, uzunca bir bilgiyi en kısa şekilde açıklayan metin parçacığıdır. Mesela “Az sonra okuyacaklarınız, şunlardan ibaret” demektir.

Mikro içerikleri örneklerle açıklamadan önce, biraz kullanıcı deneyimi için neden önemli olduklarından bahsedelim.

Mikro İçerik Neden Önemlidir ?

Bilgi açısından zengin mikro içerik, özellikle kullanıcıların hızlı bir şekilde taradığı ve hareket ettiği dijital alanda son derece ikna edici özellikte. INRIA‘daki araştırmacılar tarafından yapılan bir çalışmada, okuyucuların çoğunun okumadıkları makaleleri paylaştıkları ileri sürülüyor. Bu fenomen korkutucu fakat çok doğru. İnsanlar uzun uzun okumak için çaba harcamadan, başlıklara ve özetlere dayalı görüşler oluştururlar. Bu, bir kitabı kapağına göre değerlendirmekten daha da kötüdür.

Günümüzde insan -kullanıcı-, her şeyi bilmek, tüm dünyada olup bitenden haberdar olmak istemekte. Ama, hem çok meşgul hem de çok tembel. Kısa zamanda öğrenebileceği ne varsa öğrenmek istemekte: kalınca bir kitabı okumak yerine özetini okumakta, ya da çıkmışsa, filmini izlemektedir. Hatta bırakın filmini izlemeyi, herhangi bir yerde kitapla ilgili iki-üç kelime bile okuduğunda, kafasında belirenler kitaba karşı iyi ya da kötü ön yargı oluşturmasına neden olmakta. Ve okuduğu o iki-üç kelimelik mikro içerik, bir insanın hayatında, bir kitaba mal olmaktadır.

Dijital dünyada iyi yazılmış bir mikro içerik, doğru zamanda sunulduğunda ana içeriği çekici hâle getirmektedir. Ve örneğin tasarımınızın arayüzü kusursuz olmadığında, mikro içerik devreye girip günü kurtarabilir ve kalıcı olumlu izlenimler bırakabilir.

Mikro İçerik, Sitelerin İş Hedeflerine Ulaşmasına Nasıl Yardımcı Olur?

Kullanıcılara ana içerikle ilgili az ayrıntı vermek, içeriğe olan ilgiyi dağıtıp kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir. Mikro içerik, bu noktada ultra kısa bir özet şeklinde, olabildiğince sade bir dille uygulanmalıdır. Tabi mikro içerik her ne kadar keskin olsa da en önemlisi içeriğin de bir o kadar iyi ve değerli olması, kullanıcının ilgisini canlı tutmasıdır.

Kullanıcı bir web sayfasını ziyaret ettiğinde, aklında net bir işlem yoksa, sayfanızın yüklenmesini bekleyecek kadar sabırlı olmayabilir. Merak uyandırmak, kullanıcıyı web sayfanızda tutmanızı sağlar.

Mikro İçerik Türleri Nelerdir?

Mikro içeriklerin öneminden bahsettiğime göre, artık türlerinden konuşmaya geçebiliriz.

Aşağıda farklı mikro içerik türleri için farklı türler ve kurallar göreceksiniz.

  • Başlıklar
  • Taglines (Sloganlar)
  • E-Mail Konu Alanları ve Bildirimler
  • Özetler ve Kart Yapıları
  • İpuçları ve Kısa Açıklamalar

Başlıklar

Aranan içerik, bambaşka bir başlıkla sunulduğunda hiçbir kullanıcı “Bu başlık aradığım içerikle hiç uyuşmuyor ama yine de bir okuyayım zaten bol bol zamanım var” demez. Bu noktada mikro içerik olan başlıklar, içeriğin en sade ve anlaşılır hali olmalıdır ki aranan içerik bu başlığın altından başka yerde bulunmamalıdır. Bu sebeple, geniş ve genel başlıklar kullanmaktan kaçınmalısınız.

Örneğin;

1 – Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Alternatif Tedavi Yöntemleri

Çok genel ve uzun bir başlıktır.

2 – Kuşlar İle Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisi

Önceliğin “Kuşlar” olduğunu düşündürebilecek bir başlıktır.

3 – Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Kuşlar İle Tedavisi

Muhtemelen bu bağlamda en ideal olabilecek başlıktır. Hem travma sonrası ile ilgili yapılan taramalarda ilk sıralarda yer alır, hem de tedavinin ne şekilde yapıldığıyla ilgili bilgi verir.

Taglines (Sloganlar)

İyi bir tagline sitenizi ziyaret eden kullanıcının, neden sizin sitenizde olduğunu anlamasına yardımcı olacaktır. Her ziyaretçi, sitenize ne istediğini bilerek gelmez, ziyaretçileri sitenizde tutmak için içeride neler olduğunu, merak uyandıracak şekilde anlatmanız gerekmektedir.

E-Mail Konu Alanları ve Bildirimler

Gün içinde hepimiz e-mail yağmuruna tutuluyoruz. Çoğumuz mailleri konularına ya da göndericilere (!) göre önceliklendirerek okuyoruz. Herhangi bir siteden ya da uygulamadan bildirim aldığımızda da aynı durum söz konusu. Eğer konuları bizi cezbetmiyorsa okumak istemeyiz. Bildirimler kullanıcıları olanlardan haberdar ederken sıkmamalıdır. Bu sebeple doğru yerde doğru zamanda kullanılmalarının yanı sıra doğru bir şekilde yazılmış olmalılardır.  İçeriğin ne olduğu “Mailin ya da bildirimin içeriği nedir? Hangi sebeple gönderilmiştir?” gibi sorulara sebebiyet vermeden, anahtar kelimeler kullanılarak ilk bakışta belli olmalıdır.

Özetler ve Kart Yapısı

Özetler ana içeriği merak eden ama hepsini de okumak istemeyen kullanıcılar için oldukça faydalıdır.

Özetleri, kart yapıları içinde içeriğe uyumlu fotoğraflarla birleştirdiğinizde, kullanıcıları tıklama yapmaya daha çok teşvik etmiş olursunuz.

İpuçları ve Kısa Açıklamalar

Kullanıcı, sitedeyken kişisel bilgi paylaşma, ödeme yapma gibi önemli bir işlem yapacaksa bu işlemi yapmak için siteye güvenmesi gerekmektedir. İşte bu noktada, sitenizin güvenilir görünmesi için kullanmanız gereken mikro içerikler, ipuçları ve kısa açıklamalardan oluşabilir. Başlığın keskinliğini yumuşatıp kullanıcının endişesini azaltmaya yardımcı olurlar. Onları başlığın altında bekleyen ve kullanıcıya canlı müşteri hizmeti veren acenteler olarak düşünebilirsiniz.

NCL.com Web sitesinde kullanıcıların rezervasyon işlemi ile alakalı olmayan bir bilgiyi, niçin girmeleri gerektiği açıklaması yapılmaktadır.

Sonuç

Mikro içerikler doğru yerde doğru zamanda kullanıldığında, kötü bir kullanıcı deneyimini çok daha keyif verici bir deneyim hâline getirebilirler.

Kaynak;

Nielsen Norman Group Articles
PBS
Norvegian Cruise Line

Tuğçe Kabacaoğlu
UXservices – 
UX Designer